
İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti’nin tarih içerisindeki serüveninden bahsetmeden önce, İzmir’de Türk Mûsıkî San’atı faaliyetlerine kısaca değinmek hem İzmir’in mûsıkî tarihimizdeki yerini idrak etmemize, hem de İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti’nin temellerinin atılmasında hayli önem arz eden mûsıkî âlimleri ve üstâdları yakından tanımamıza vesile olacaktır.
Konuya ilişkin kaynaklarda, 19. yüzyılın sonlarında İzmir’de Santo Şikar (Shem Tov Shikiar) ve Neyzen Fuad Baba’nın öncülüğünde Türk Mûsıkîsi’nin meşk edilmesiyle birlikte, nazariyat ve usûl konularında da derslerin verildiği bilgisine rastlanır. Bu dönemde yapılan ev toplantılarında Şeyh Nureddin Efendi, Şeyh Celâleddin Efendi ve Türk Mûsıkî Tarihi içerisinde klasik dönemin son temsilcileri arasında yer alan Tanbûri Ali Efendi gibi üstâd hocalar, birikimlerini dönemin meraklı gençlerine aktararak onların Türk Mûsıkî San’atı ile tanışmalarına imkân sağlamıştır. Bu aktarım, İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti’nin kurulmasına ve İzmir’de kurumsal çalışmaların başlamasına öncülük eden Hoca Râkım Elkutlu başta olmak üzere birçok sanatkârın yetişmesine zemin hazırlamıştır.
20. yüzyılın başında tüm insanlık için büyük bir felâket niteliği taşıyan I. Dünya Savaşı’nın ardından, İzmir’in işgal yıllarının sona ermesi, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasıyla birlikte, Misak-ı Millî sınırları dâhilinde siyasal otorite tarafından birçok alanda önemli girişimlerde bulunulmuştur. Cumhuriyetin ilanını takip eden süreç içerisinde tüm yurtta olduğu gibi İzmir’de de farklı alanlardaki önemli atılımlar, mûsıkî sanatı alanında da gerçekleştirilir. Cumhuriyetin ilanından yaklaşık yirmi üç yıl sonra, 3 Ekim 1946 tarihinde, Râkım Elkutlu Hoca’nın İzmir’in Mektupçu semtindeki evinde kurulan İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti; Râkım Elkutlu, Osman Zeki Koylan (Kuylan), diş hekimi Yarbay Nizâmeddin Bey, Reşat Aysu, emekli Albay Nûreddin Ulueren ve Râkım Elkutlu’nun torunu Mücellâ Hanım’ın girişimleriyle teşekkül etmiş ve mûsıkî alanında kurumsal olarak hizmet vermeye başlamıştır.

İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti’nin kurucu üyeleri ise Râkım Elkutlu, Santûrî Dr. Hasan Yusuf Başkam, Dr. Fahri Işık, Dr. Celal Yarkın, Nûreddin Ulueren, Osman Zeki Koylan (Kuylan), Reşat Aysu, Nahit Hilmi Özeren, Haydar Zencircioğlu, İhsan Karasu ve Orhan Rahmi Gökçe’dir.
22 Ekim 1946 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında; Râkım Elkutlu başkanlığa, Osman Zeki Koylan, Nûrettin Ulueren, İhsan Karasu ve Reşat Aysu yönetim kurulu üyeliklerine, Santuri Dr. Hasan Yusuf Başkam ve Dr. Fahri Işık ise denetim kurulu üyeliklerine seçilirler.
Cemiyetin ilk çalışma yeri, İzmir Şamlı Sokak No:28’de bulunan Sağır ve Dilsizler Cemiyeti’ne ait binanın bir odasıdır. Buradaki çalışmalarda Reşat Aysu ve Nizâmeddin Bey solo icra derslerini verirken, Râkım Elkutlu Hoca usûl ve geleneksel repertuvarın meşk yoluyla öğretimine yönelik dersler yürütmektedir. Osman Zeki Koylan ise Râkım Hoca’nın yardımcılığı görevini üstlenmektedir.
Cemiyetin çatısı altında oluşturulan Türk Mûsıkîsi Korosu ile verilen konserler (ilk üç konserde repertuvar Nihavend ve Şehnaz makamlarından seçilir) ve düzenlenen bir balo neticesinde edinilen maddi destekle, cemiyet çalışmalarını 15 Şubat 1947 tarihinde taşındığı İzmir Gazi Bulvarı No:38’deki bir apartman dairesinde sürdürmeye başlar. Aynı yıl, cemiyette sürdürülen Türk Mûsıkîsi Korosu çalışmalarına, Ahmet Sözmen yönetiminde Halk Mûsıkîsi Korosu da dâhil edilir. 1948 yılına kadar birçok Türk Mûsıkîsi konseri tertipleyen cemiyet, İzmir Radyosu’nun yayın hayatına başladığı 1950 yılından itibaren İzmir Radyosu’nda hem Türk Mûsıkîsi, hem de Halk Mûsıkîsi konser programları hazırlar ve sunar. Ayrıca radyo programlarında; cemiyet hocalarından Sadık Öndül ve İlyas Tonguç fasıl, Neyzen Ahmet Yardım saz eserleri, Ahmet Aksoy ise koro programlarını yönetir.

Râkım Elkutlu Hoca’nın başkanlığında kurulan İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti, Râkım Hoca’nın 4 Aralık 1948 tarihinde vefatının ardından ancak birkaç yıl daha çalışmalarını sürdürebilir ve kapılarını İzmirli sanatseverlere kapatmak zorunda kalır. Kanun Sanatçısı Necdet Varol’un 1958 yılında İzmir Radyosu Müdürlüğü vazifesine atanmasıyla birlikte, İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti yaklaşık 30 kişilik bir toplulukla faaliyetlerine yeniden başlar. Aynı tarihlerde İzmir’in farklı semtlerinde oluşturulan mûsıkî toplulukları da derslere başlar; özellikle de 1957 yılında kurulan İzmir Yüksek Tahsil Gençlik Korosu verimli çalışmaları ile dikkat çeker.
1958 yılından sonra cemiyet; İzmir Belediyesi’nin maddi desteğiyle birlikte, yine belediyenin tahsis ettiği bir lokalde, İzmir Radyosu sanatkârlarının katılımlarıyla birçok konser programı sunar ve çalışmalarını uzun yıllar sürdürür. Cemiyetin kuruluşuyla birlikte temelleri atılan Türk Mûsıkîsi Korosu’nda; Muallim İsmail Hakkı Bey’in oğlu Ahmet Aksoy, Neyzen Ahmet Yardım, Reşat Aysu, İlyas Tonguç, Necdet Varol, Ayhan Sökmen, Mehmet Kutlugün, Ârif Sâmi Toker ve 1975-1984 yılları arasında Ahmet Özçağlayan koro hocalığı ve yöneticiliği görevlerini üstlenirler.

14 Temmuz 1985 tarihinde olağanüstü kongreye giden cemiyette başkanlığa Dr. Cemâlettin Alptekin seçilir. Adı daha sonra İzmir Râkım Elkutlu Mûsıkî Derneği olan kurumda Nursal Ünsal Birtek hastalandığı 2008 yılına kadar koro hocalığı ve yöneticiliği görevini sürdürür. 3-6 Temmuz 1985 tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açmış olduğu imtihanda, cemiyet üyelerinden Aysel Üstünkaya, Ayla Kantarcı, Münevver Ertaş, Sezer Varol, İsmail Devrim, Pelin Uyanıker ve Kenan Pişirici başarılı olur; yine aynı yıl kurulan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’na korist sanatçı olarak girmeye hak kazanırlar.
Nursal Ünsal Birtek’in 1985 yılından 2008 yılına kadar hocalığını ve koro yöneticiliğini yaptığı, İzmir Râkım Elkutlu Mûsıkî Derneği, çalışmalarını 2008 yılından itibaren Sayın Güven Yağtu yönetiminde sürdürmektedir.
Günümüzde, sanat kaygısıyla nitelikli Türk mûsıkîsi icrâ geleneğini sürdürmeye çalışan toplulukların; kurumsal destek eksikliği, maddi olanaksızlıklar ve konser salonu temininde yaşanan güçlükler gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu sorunların yakın gelecekte çözüme kavuşacağı yönündeki temennilerimle, İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti’nin kurucu üyelerinden emekli Albay Nurettin Ulueren’in Türk Mûsıkî Dergisi’nde yayımlanan makalesinden bir bölümü paylaşmak isterim.
“4 Aralık 1949 tarihi merhûm bestekâr Râkım Elkutlu’nun ölüm yıldönümü idi. Bu zâtın eserlerinden hazırlanan bir konserle ihtifal gecesini (anma) yapmak istedik. Kimse bize yer vermedi. Şayet İzmir’in çok muhterem Kız Lisesi Müdüresi Vedide Hanımefendi mektebin konferans salonlarını vermemiş olsalardı, merhûm Elkutlu ihtifal gecesini yapamayacaktık. Fıtratın nâdir yetiştirdiği Vedide Hanımefendi’ye burada cemiyet adına şükranlarımızı edâ etmeyi en büyük borç biliriz…”
Bin yılın mirası mûsıkî sanatımıza ömrünü vakfetmiş üstâd ve hocalarımıza rahmet, hayatta olanlara sağlıklı uzun ömürler diliyor, bu mirasın sürdürülebilmesi adına katkıda bulunan ve bulunacak tüm resmi ve özel kuruluşlara şükranlarımı sunuyorum.
Öğr. Gör. Halil İbrahim YÜKSEL
Detaylı Okuma için Kaynakça
Ulueren, N. (1948). İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti Nasıl Kuruldu. Türk Mûsıkîsi Dergisi, 4:14.
Ulueren, N. (1950). İzmir Mûsıkî Cemiyeti. Türk Mûsıkîsi Dergisi, 30:15.
Başar, S. (2022). Bestekar Hoca Mehmed Rakım Elkutlu Hayatı ve Musikisi. İzmir Kalkınma Ajansı Kültür Yayınları.
Bekât, K. (1963). İzmir Türk Mûsıkîsi Cemiyeti Yaz Konseri. Mûsıkî Mecmuâsı, 186:152.
Bekât, K. (1983). İzmir Mûsıkî Derneği 38. Türk Mûsıkîsi Konseri. Mûsıkî ve Nota, 3:24.
Radyo Gazetesi: Musiki, Tiyatro ve Opera Dergisi. (1961, 18 Ekim). Radyo gazetesi.
Yüksel, H. (13.06.2017). Halil İbrahim Yüksel kişisel arşivi